BUGÜN
Evet. Bugün. Bugün o gün. Aylardır bütün ekip, dostlarım ve sevenlerim ile beklediğimiz gün geldi. 11 Eylül 2015. 4 aylık bir planlamanın sonunda bugüne hedef alınmış yeni şarkımın yayın tarihi geldi çattı. Geldi ama bütün bu planlamanın, hevesin, heyecanın ortasına bir yürek taşı oturdu geçtiğimiz haftalarda. Onca tasarı, saatler boşa çıktı çünkü bu şarkının tanıtımı için ne sizlerin aklı, kalbi doğru yerde ne de benim ve ekibimin “yaşasın, single’ımız çıktı” diye bir hevesle bağıracak halimiz yok. Tamam, yaptığımız müzik eğlencelik, danslık, kopmalık değil, aksine zamanı geldiğinde ağıt ve birlik olmamızı temsil eden marş bile olabiliyor ama yine de.. ne bileyim, içimizden gelemedi, sevinip heyecanlanamadık.
Günlerdir aklıma, ağzıma gelen onlarca küfür arasından aklımı sıyırıp bulabildiğim sözleri yazmaya karar verdim.
Canımızdan can koptu, üst üste, gün be gün, ad ve ad.. Yüreğimizdeki yanık izleri bir daha ve bir daha yarıldı, kanımız içimize aktı. Ülkenin ve belki de dünyanın geleceğinin kanı yanlış yere aktı, beyin kıvrımlarını besleyip, kalp kapılarını açacağına kara toprağa, ölüm ticaretini beslemeye aktı. Azrailin uşakları, güç çarkının köleleri iş başında [kazanç=hedef – (X x can)] hesabını yaparken biz umutlarımızdan, hayatlarımızdan olduk. Yüreğimiz ezildi, bedenlerimiz öldü, sakatlandı, aklımız karardı. Son kalan, ruhumuzu da yitirmek üzereyiz. Ama bu son noktada bireyler ve toplum olarak öz insiyatifimiz buna izin vermeyecek. Her ne pahasına olursa olsun yaşamaya, yaşatmaya, kendimizi, ait olduğumuz yerleri ve bize ait olanları bütün var oluşumuzla devam ettirecegiz. Ümit etmiyorum, biliyorum!
Çatışma ekonomisinin yakıtı bizleriz. Biz ancak kanıp da birbirimizle çatıştığımızda bu çark döner. Ve biz kanıyoruz, kelimenin her iki anlamında da, hem oyuna geliyoruz hem de kanımız dökülüyor.
Bugün!! Şimdi bugün, özgür irademiz ve insiyatifimizle, tek kararla bunu sonlandırmak mümkün! Yaşamayı, hayaller kurup gerçekleştirmeyi, sevmeyi, dostluğu, barışı, aklı, aşkı seçmek tamamen ve sadece bizim insiyatifimizde. Tek gerçek bireyin kendisindedir, ona emir veren veya onun sözünü dinlediklerinde değil. Herkes kendi başına bir isyankardır, kendi aklı, sorumluluğu, rengi, bayrağı vardır. Bu temel üzerinden seçelim yaşamayı, barışı ve düşlerimizi gerçekleştirmeyi.
Doğuştan veya sonradan üzerimize yapışan etiketler bizi çatışma ile, savaş ile, ölüm ile beşik kertmesi yapmış olsa bile karar hala bizde!!!! Bugün, şimdi..
Ey bu dünyanın şeklini şemalini çizdiğini düşünen kuklacılar. Asıl oynatılan sizsiniz, yüreğiniz hayatınızın bir anında göğüs kafesinizden sökülüp yerine kapkara bir boşluk bırakılmış. Size acı bir haberim var, o boşluk ne parayla, ne de güçle dolar. Siz de elbet son nefesinizi vereceksiniz ama o ana kadar elde ettiklerinizin hiç biri bu dünyadan temiz bir vicdan ile göçüp gitmenize yetmeyecek…
Sevgili dostlarım, sizi seviyorum, ve size inanıyorum, hem de çok. Bana devam etme gücünü de bu veriyor. Siz de sevginizi ve inancınızı benden esirgemeyin.
Yarınlar, hakettiğimiz barış ve mutluluk adına.. evet içimiz buruk, gülümsememize göz yaşlarımız da karışsa, her şeye rağmen yaşamaya devam etmeyi becereceğiz…
Unutmayalım ki kaybettiklerimiz her an bizimledir ve bizimle kalacaklardır.


